Yazdır

Sınavın Üç Ayağı: Kasa, Masa ve Nisâ

. Memleket


Dünya bir imtihan salonu. Sınavın sahibi Yüce Yaratıcı, sınava tabi olanlar ise insanlar..

Bu sınavda, her insanın sınav süresi gibi sınav soruları da farklı olabilmektedir. Ama bu sınavda hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklenmiyor. Zaman zaman altından kalkılamaz gibi gelen soru ve sorunlar için de Yüce Allah, bir dayanma ve direnme gücü veriyor kullarına.

Bu zor olmayan ama zorlu olan sınav sorularından üçü var ki, hemen her insan bunlardan geçer. Bunlar "Üç Sa" diye formül ize edebileceğimiz Kasa, Masa ve Nisa soruları.

Şimdi bunları kısa kısa açıklamaya çalışalım:

 

Kasa, yani para sınavı. Yokluk ve variyet sorularıyla gelir insanın karşısına..

Yüce Rabbimiz, kullarının çalışmaları ve hak edişleri doğrultusunda kimine çok verir, kimine az. Onlara farklı farklı verir ki kullar birbirlerine muhtaç olsunlar, birbirlerinin işlerini görsünler ve birbirleriyle dayanışma içerisinde yaşasınlar..

İnsanların çoğu, bu kasa sınavında başarısızdır. Sözgelimi kasasında çok fazla bir şeyi olmayan yoksullar, sabırsız ve kanaatsizdirler. Hep sızlanır dururlar. Variyet sahiplerini kıskanırlar, onlara haset ederler, onlarla ilgili kötü şeyler düşünürler, onların mallarına zarar verirler.. Sonuçta kasa sınavında başarısız olurlar. Oysa onlara düşen, sabırlı ve kanaatkar olmalarıydı.  Kim bilir belki de onlar için, şükrünü eda edebilecekleri az, şükrünü eda edemeyecekleri çok maldan daha hayırlı olacaktı. Ama onlar bunun farkına varmazlar ve sonuçta Hz. Peygamberin "Neredeyse yoksulluk küfür olayazdı" sözü gerçekleşiverir.

Kasasında çok şey olan variyet sahipleri ise, şükürsüz ve kanaatsizdirler. Hırs gözlerini bürümüştür onların. Helal haram demezler, kendilerinden başkasını düşünmezler. Sonuçta Karunlaşırlar ve kasaları onları helake sürükler. Oysa salih kimseler için güzeldi, variyet ve zenginlik.

Masa sınavı, makam mevki sınavıdır. Makam mevki, kimi insan için çalışıp kazanılarak elde edilir, kimine ana babadan miras kalır, kimi Allah vergisi özellik ve güzellikler sayesinde kendisini bir takım makam ve mevkilerde bulur. Sınavın bu sorusu da değiştirir çoğu insanı. Şairin dediği gibi, "Makam öyle bir şeydir ki, merkep kapsa bir koltuk/ Anırması dinlenir, denir: ne güzel nutuk!" İnsanlar makam sahibi olmak için kılıktan kılığa girerler, değerlerinden ve hatta kendilerinden geçerler. Hasbel kader bir makama oturur oturmaz, Cumaziyelevvellerini/dünlerini unutuverirler, despotlaşırlar. Kendilerinden aşağıdakilere tepeden bakarlar, onların haklarını gözetmezler, ezerler ve sömürürler. Sonuçta kendilerine de ederler, başkalarına da. Hem kendi günahlarını yüklenirler, hem de başkalarının kini. "Ne kendi etti rahat, ne kimseye verdi huzur/ Yıkıldı gitti, dayansın artık ehl-i kubur" sözünü söyletecek kadar azgınlaşırlar.

Oysa Süleyman ve Yusuf olanlar için, makam ne güzeldir! Öyleleri için makam, bir hizmet aracı, Hakkın rızasına erip cenneti kazanma vasıtasıdır.

 

Bir de Nisa, yani kadın sınavı vardır. Hz. Peygamber, "Erkeklerin en çok kaybedecekleri sınav (Fitne) kadındır" buyurur. Evet, kadın da pek çok erkeği yoldan çıkarır, onları isyan ve günaha sevk eden bir sınav aracıdır. Kadın için erkek de bir sınav aracıdır. Bu yüzden bu üçüncü şıkka kısaca "cinsellik sınavı" olarak bakmak gerekir.

Cinsellik konusu ise, şeytanın en fazla etkin ve yetkin olduğu bir alandır. Yüce Rabbin "Zinaya yaklaşmayın/ onu hiç düşünmeyin bile.." buyruğuna rağmen zina ve fuhuş bataklığına düşenler, aldanan ve aldatanlar, yıkılan yuvalar, ağlayan çocuklar vesaire.. Tüm bu sapmalara karşı Hz. Peygamberin önümüze koyduğu ideal insan tipinde olmak ne kadar da önemli ve gerekli. Makam mansıp ve güzellik sahibi bir kadının zina çağrısına "Ben Allah'tan korkarım" diyebilen insan olmak. İşte hiçbir korumanın olmadığı bir günde İlahî koruma altında olacak kişiler bunlardır. Yahut Yusuf  olup günaha ramak kala Rabbin Burhanını görebilmek gerek.

O halde ey insanlar, hep birlikte Kasa-Masa ve Nisa sınavlarında başarılı olabilmek için daha dikkatli ve daha gayretli olalım. Bu konuda geçmişte yaşananlardan ibretler alalım ki, tarih bizde bir kere daha tekerrür etmesin. Her konuda olduğu gibi bu üç şeyde de İslam'ın ölçülerine azami derecede uyalım. Unutmayalım ki bu üç şey pek çok insanın kaymasına neden olmuştur. Vesselam.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile