Yazdır

Zinaya Yaklaşmayın / Zinayı Düşünmeyin Bile!

. Memleket

Kur'ân, iman adamının gönül dünyasına sahip çıkmasını ister. Pek çok ayette "Allah iç dünyanızda olanları bilir, kalplerinizdekini bilir, gizli açık her şeyinizi bilir, içinizden geçirdiklerinizden de Allah sizi sorgular" buyurulur. Çünkü müslüman, gönül eylemlerinden sorumludur. Zira davranışlara değer kazandıran niyetlerdir. Niyet ise, bir kalp eylemidir.

Kur'ân'da şu ayetler yer alır: "Gizli açık fuhuş ve ahlaksızlıklara yaklaşmayın.." (6/151) "Zinaya yaklaşmayın." (17/32) Yaklaşmayın, yani onu düşünmeyin, aklınızın ucundan bile geçirmeyin, ondan ve sizi ona götüren şeylerden uzak durun. Bu yüzden günah işlemeyi düşünüp tasarlamak, günah kurguları içerisinde olmak dinimizce yasaklanmıştır. Buradan hareketle ilim adamları, harama götüren, günaha kapı aralayan şeylerin de haram ve günah olduğunu söylemişlerdir. (Sedd-i zerâyi')

Kur'ân'da Hz. Yusuf ve Hz. Meryem kıssaları uzun uzun anlatılır. Bunlardan ilki, kirli bir toplumda, günaha ramak kala, bir başına temiz ve iffetli kalmasını becerebilmiş bir erkek güzeli; ikincisi ise, yine kirli bir toplumda temizlik ve iffet abidesi olmuş bir kadın kahraman. Erkekler ve kadınlar için en güzel iki örnek. Onların sahip oldukları sağlam ve taze iman, onları günahlardan ve ahlaksızlıklardan korumuştur. Zor zamanların ender kahramanları olan bu insanlar, her insan için örnektir. Ne yapalım zaman kötü, çevre kötü, beni başkaları günaha sürükledi şeklindeki savunma mekanizmalarını bitiren kahramanlardır bunlar.

Hz. Peygamber, hiçbir korumanın olmadığı kıyamet gününde Yüce Allah'ın koruması altında olacak yedi sınıf insanı sayar ve onlardan birinin de "Makam mansıp ve güzellik sahibi bir kadının zina çağrısına 'Ben Allah'tan korkarım' diye cevap veren bir adam" olduğunu haber verir.

İslam tarihi kirli toplumlarda temiz kalmasını becerebilmiş pek çok kahraman örneği ile dopdoludur. Güvenilen ve güvende olan insan anlamındaki Mümin, en zor şartta bile bu temel özelliğini korumuş ve çevresine her konuda güven vererek güvende kalmaya devam etmiştir. İşte bu örneklerden biri:

Meşhur İstanbul yangınlarından birinde tanınmış bir paşanın genç kızı yangın bölgesinden kaçar ve bitkin bir halde bir cami avlusuna kendini atar. Mevsim soğuk ve fırtınalı bir kış günü. Caminin hemen yanı başında bir odada genç bir talebe dersini hazırlamaktadır. Delikanlı, davetsiz misafirini önce odaya almak istemez ama zavallı kızcağız için başka çare de yoktur. Aynı odada kalmak zorunda kalırlar. Kız bir köşeye kıvrılır, delikanlı bir köşede mum ışığında dersini hazırlamaya devam eder. Bu arada şeytan da boş durmaz, delikanlının aklına olmadık şeyler fitler. Delikanlı aklını başına toplar ve parmağını yanan kandilin alevine tutar ve kendi kendine şöyle der:

Günaha yaklaşırsan, cehennemde yanarsın. İşte şu mum alevi, cehennem ateşinden küçük bir parçadır. Buna dayanabilirsen, cehennem ateşini göze alabilirsin…

Bu kıyas ve iradeyle delikanlı günaha düşmekten kendini kurtarır. İşte gençlerimizi günahların ağlarından kurtarabilmek için, onlara Allah ve Ahiret inancını aşılamamız, her zaman ve her şartta bu inancı zinde tutmalarını sağlamamız gerekmektedir.

Evet insanın fıtratında var olan cinsellik, onun için zorlu sınav araçlarından biridir. Bu sınavı başarmada kadın erkek herkes sorumludur. Bu sınavda başarılı olmak, güçlü bir iman donanımına sahip olmaya bağlıdır. Bu ise yeterli ve sağlıklı bir din eğitimi almakla mümkündür.

Temel dinî eğitim konusundaki takıntı ve evhamlardan kurtulup, insanımızı sağlıklı bir din eğitimine tabi tutmadığımız sürece, inancımıza, kültürel değerlerimize ve evrensel insanî değerlere aykırı, Barbaros Çocuk Köyü ve benzeri olaylar kaçınılmaz olacaktır. Yediden yetmişe herkes, nerede yanlış yaptığını bir kere daha düşünmek zorundadır. Toplumun huzur ve mutluluğu buna bağlıdır.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile