Yazdır

Adam Gibi Adam Olmak

. Memleket

Yüce Allah'ın isimlerinden biri de Hak'tır. O'nun dini, kitabı, peygamberi de haktır. O, inanan ve inanmayanları nitelerken şöyle buyurmuştur: "İşte onlar gerçek (hakkıyla) müminlerdir." (8/74) "İşte onlar gerçek kafirlerdir." (4/151)

Demek ki mümin ve kafirin sahtesi de var. İman ve küfrün sahtesi 'münafık' olarak ortaya çıkıyor. Münafık, iki arada bir derede kalmış, iman ve inkar arasında gidip gelen ve bu yüzden kişiliği oturmamış ve gelişmemiş kimsedir. Münafıklar, cehennemde kafirlerden de aşağı yerlerde bulunacak olan aşağılık kişilerdir.

Şair, ne güzel söylemiş: Bir elde kadeh bir elde Kur'an/ Şu yarım yamalak dünyada ne tam kafiriz, ne tam Müslüman!

Her şeyin sahtesinin bahsedildiği günümüzde 'sahtekarlık' nedenleri üzerinde durmamız gerekiyor.

Yiyecek ve giyecek maddelerinin, markaların sahte olduğu bir toplumda, kişilik sahtekarlığı da kol geziyor. Adam gibi adamlar ne kadarda az. Adam (Adem) gibi Yaratıcısına inanan, adam gibi seven, adam gibi O'na yaraşır kul olan, yanlış yapmamaya çalışan, yanlış yapınca da adam gibi tövbe eden insanlar.. Güven içerisinde olan ve çevresine güven veren müminler.

"Bizi aldatan bizden değildir" diyen Emin/güvenilir Muhammed'in ümmetinin olduğunu söyleyen bir sürü sahtekar kol geziyor. İnandığını söylediği Allah'ın ölçülerine göre yaşamayan, önder/örnek olarak kabul ettiği Peygamberin izinden gitmeyen insanlar. Allah ve peygamberine karşı sahtekarlık yapanlardan, insanlara dürüstlük yapmaları beklenemez elbet. Kork Allah'tan korkmayandan. Sakın Allah'a sahtekarlık yapandan.

Bilince dayanmayan kökleşmemiş iman, oturmamış kişilikler, ihtiras ve çıkar tutkuları sahteciliğin en temel sebepleri. Allah ve Ahiret bilincinden yoksun insanlar, kanun ve benzeri yaptırımlardan da uzak iseler neler yapmazlar ki!

Fakirlerin bile sahtesinin olduğu bir toplumdan bahsediyoruz. Geçenlerde bir dostumuz anlattı: Biri telefonla duygu sömürüsü yapmış, hastanede yatan ve ilaç parasını ödeyemeyen bir hasta için bizim adımıza yardım talep etmiş ve bir miktar da para tırtıklamış.

Benzeri örneklere sıkça rastlar olduk. Dilencilik yapıp mersedes arabalarıyla lüks evlerine dönen fakirler.. Şeytanın bile aklına gelmeyecek çeşitli yöntemlerle soygun, vurgun ve gasp yapan hırsızlar.. Evrak sahteciliği ile devlet ve kuruluşları, kişileri soyan vurguncular..

Peki çözüm ne: İnsanımıza Allah'ın kulu olduğunu hatırlatmak, Allah'ı hesaba katarak yaşama şuurunu kazandırmak, yaptıklarının yanına kalmayacağı bir Ahiretin olduğunu anlatmak. Temel ve doğru dini bilgilerle kişilikli insan yetiştirmek. Bir de sahteciliği önleyici diğer tedbirleri almak.

İnsanlar, aç ve yoksul oldukları için sahtecilik yapıyorlarsa, onları doyurmak. Dengesiz bir servet dağılımı yüzünden sahtekarlıklar varsa, sosyal dengeyi sağlayıcı önlemler almak. Variyeti, sadece zenginlerin tekelinde dolaşan bir devlet olmaktan kurtarmak.

Görevli bulunduğu bir ilçede 'Sosyal Market' açan bir kaymakamımız, yoksulların tespiti için şöyle bir formül bulmuş: Köy ve mahalle muhtarlarıyla imamlarla irtibatlı çalışmak. Hem imam ve hem de muhtar referansıyla fakirleri tespit edip onlara yardım ulaştırmak. Çünkü diyor kaymakam, insanlarımızı en iyi onlar tanıyorlar.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile