Yazdır

Seyahatin Sıhhate Dönüşmesi

. Memleket

Seyahat sosyolojik, psikolojik, ekonomik, tıb v.b  pek çok alanda  kişiye ve topluma sayısız yararlar  sağlayan bir olgudur. O sadece ekonomik bir  etkinlik olmayıp ülkeler ve insanlar arasında uzun süreli ve sağlam bağlar kurabilecek bir köprü görevini de üstlenir.

Yolculuk  öğrenmeyi, ikamet  ise yaşamayı kolaylaştırır. Bir yerde sürekli oturmak kalbi katılaştırırken, sürekli dolaşmak ise kalbi karıştırır.

Nefsin olgunlaşmasında seyahatin  büyük bir etkisi vardır. Çünkü seyahat, sıkıntılara katlanmayı,  azıksız kalındığında sabırla Allah'a tevekkül etmeyi öğretir. Seyahat eden kişi, gördükleri kimseler içerisinde   kendinden üst seviyede bulunanlardan ve daha aşağı seviyede olanlardan büyük ölçüde yararlanır, bilgi ve görgü alışverişinde  bulunur. Ticaret, bilgi ve ahlaki donanımını  artırır.Kısaca söylemek gerekirse, her yolculuk,kendi bereketi ile gelir ve kendi bereketini getirir.

İmam-ı Şafi  yolculukta şu beş faydanın olduğunu söyler: "Kişi, ufunetini dağıtır. Maişet kazanır. İlmini artırır. Edeb ve görgü seviyesini yükseltir. Ahlaklı iyi kişilerle arkadaşlık yapma ve yeni dostlar kazanma imkanı elde etmiş olur."

Hz. Ömer de yolculuğu, kişileri tanıma fırsatı olarak görür ve birini  tanıyabilmek için onunla yolculuk yapılmasını tavsiye eder.

Seyahatin kazandırdıklarını şu şekilde sıralayabiliriz:

a.  Seyahat,  kişinin  ahlakî ve melekî değerleri ile, şeytâni yönlerinin ortaya çıkmasını sağlayan bir  ruh testidir.  Bu testi oluşturan sorular, insanın ikamet halinde alışkın olmadığı zorluklar ve sıkıntılardan  oluşur. Seyahat ile kişi,çok yönlü ve çok sayıda uyarıcılarla karşılaşır.Kişinin bunlara karşı gösterdiği tepkilerle ahlâki olgunluk seviyesi ortaya çıkar.Başka bir deyişle seyahat,insandaki gizli cevherleri ortaya çıkaran bir potadır.

b. Seyahat bir  ruh ve beden antremanıdır.  Onunla ruhlar donukluktan, bedenler hantallıktan kurtulur. Bu yüzden "seyahat edin ki sıhhat bulasınız" buyurulmuştur. Dilimizde "işleyen demir ışıldar", "Tebdil-i mekanda hayır vardır", Harekette bereket vardır"   sözleri de bu gerçeği ifade ederler.

c. Seyahat   bilgi ve kültür alışverişinin  yapıldığı bir pazardır.  Seyahat esnasında görülen  yeni yerler, medeniyet merkezleri ve karşılaşılan, arkadaşlık yapılan değişik seviyedeki insanlar arasında küçümsenemeyecek bir bilgi akışı olur. Bu bağlamda seyahat,  dostlukların artmasını sağlayarak  dünya barışına katkı sağlar.Birbirlerine düşman olan toplumların.birbirlerine ön şartsız bir şekilde yaklaşarak daha samimi bir şekilde yakınlaşıp kaynaşmasını sağlar.

d-Özellikle kutsal mekanların gezilip görüldüğü din motifli seyahatler, tevhid dininin gönüllerdeki heyacan ve tesirini artırır.İnsanlığın atasının, yaratılış amacının ,dünya sonrası gidecekleri yerin birliği  inancını  görsel olarak pekiştirir.

e- Bunların yanında seyahat bir  ekonomik pazardır. Önemli bir kazanç temin etme alanıdır.

f- Seyahatlerde toplanan ahlaki  birikimler kamil ahlaklı insanları ortaya çıkarırken; not edilen bilgi birikimleri de edebiyatta kıymetli eserlerin  hatırat ve seyahatnamelerin    oluşmasını sağlamıştır. Bu yolla pek çok seyahatname, kamus, külliyat,mevzuatu'l-ulum (Ansiklopedi), biyografik eserler, geniş  tarih mecmuaları  oluşturulmuştur[1].

Mucemu'l Buldân (Ülkeler Ansiklopedisi) sahibi Yakût el- Hamevî,  kıymetli eserine; yeri döşek gibi yayan, dağları yerin denge unsuru kılan, tümsek, çukur, tepe, ova, çöl ve vadilerle yeri bezeyen, bunların arasından nehirler akıtıp denizler yaratan... Kullarına orada yerleşmeyi, evler- binalar yapmayı, dağlardan kaleler oymayı, kuyular kazmayı müyesser kılan... Allah Teâlâ'ya hamdederek başlar ve bu hacimli eseri yazmak için yeryüzünde uzun yolculuklara çıkmaya kendisini sevkeden en büyük  âmilin Kur'andaki; "Yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı?"  âyetlerinin  olduğunu söyler.

Gezilen yerlerin canlı olarak ve  edebî bir usluple  kaleme alınmasıyla edebi ve ilmi  derecesi yüksek çok kıymetli eserler ortaya çıkmıştır. Bu eserler tarih, hukuk, iktisat, dil, sosyoloji, sanat vesair alanlarda önemli başvuru kaynakları olmuştur. Edebiyatımızdaki  Evliya Çelebi  Seyahatnamesi,  tarihin  babası denilen "Herodotos" un  Tarihi, Arap gezgini  İbn Batuta'nın, İtalyan tacir'i  Marko Polo'nun seyahat anıları dünyaca ünlüdür. 16. yüzyılda doğu türkçesiyle yazılmış   Bâburname,  Seydi Ali Reis'in  Mirâtül-Memâlik'i, Yirmi Sekiz Mehmet  Çelebi'nin  Fransa Sefâretnâmesi, Resmi Ahmet Efendi'nin  Tezkiresi  en değerli  seyahat eserlerindendir.

Bu  seyahatnameler,  yapılan yolculuğun  amacına,  yapılış şekline, uzun ve kısa süreli oluşuna, seyahat edenin kişilik yapısına göre çeşitlilik arzeder. Örneğin, Hac yolculukları; resmi yolculuklar, eğitim-öğretim yolculukları; arkeolojik, keşif, ziyaret, siyasi, makam yolculukları; fihrist, lugat tarama yolculukları; rehberlik adına yapılan yolculuklar,  medyatik yolculuklar,  hayali ve genel yolculuklar yazılan seyahatnamelere de yansımıştır. Çoğu zaman  bir seyahatnamede, bu sayılanlardan  bir  kaçının bir araya geldiği de  olur.

Sayılan bu  kazanımların gerçekleşmesi ise, seyahatin belirli koşullar altında, dünya insanlarını  bir araya getirip onların birbirlerini daha iyi  anlamaları; birbirlerinin değer, düşünce, alışkanlık,  duygu ve kültürlerine saygı duyarak  tanımaları ile gerçekleşir. Eğer bu koşullar oluşmazsa seyahat köprü olma görevini yapamadığı gibi yanlış tanıma ve tutarsız değerlendirmelere de yol açabilir. Bu durumda dünya  barışına katkı sağlaması gereken seyahat, düşmanlıkların  artmasına ve  tatsız olayların oluşmasına yol açabilir.

Özetleyecek olursak, seyahat, çok yönlü, ayrıntılı, sentez  kabiliyeti ve alanı geniş bir süreçtir. Yeter ki bilinçli, baskı  ve  yanlış yönlendirmelerden  uzak olarak huzur ve güven ortamı içerisinde yapılsın. Ve yeter ki seyahatin bu çok yönlü kazanımlarının önündeki engeller kaldırılsın.En önemlisi de  her seviyedeki tüm insanların  seyahat nimetinden yararlanabilmelerine imkan tanınsın.


 

[1] Bereketzade ‹. Hakk›,  Necâib-i Kur'âniyye, ‹st, 1331, 411-413.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile