Yazdır

Rahmanın Misafirleri, Ümmetin Temsilcileri

. Kurban

Bir hac mevsiminin gelmesi ile birlikte, hacılarımızı gönderiyoruz. Hacılarımız.. Onlar Rahman'a gidiyorlar ve O'nun misafirleridirler. Hem hüzün, hem sürur içerisinde gidiyorlar. Dünyevî her şeylerini geride bırakıp gidiyorlar, bu yüzden biraz hüzünlüler. Gidip gelememek var, gelip görememek var. Sevinçlidirler, çünkü ait oldukları Yüce Allah'a doğru gidiyorlar. Zira Biz, Allah'a aidiz ve O'na döneceğiz.

Onlar, Şehirlerin Anası (Ümmü'l-Kurâ) Mekke'ye gidiyorlar. Yeryüzünün ve Tevhidin merkezine. Vahyin kalbi Ka'be'ye gidiyorlar, Allah'ın evine. Arafat'taki atamız Adem ile Havva'yı ziyarete gidiyorlar. İbrahim ile İsmail peygamberin hatıralarını görmeye gidiyorlar. Hacer anamızın elini öpmeye, seçkinlerin duasını almaya gidiyorlar. Yüce Allah'ın en seçkin kullarıyla, meleklerle buluşmaya gidiyorlar.

Ve Tevhidin son halkası Hz. Muhammed'e gidiyorlar, O'nun medenî şehrine gidiyorlar. Tevhid bayrağının göndere çekilip dalgalandığı yerlere gidiyorlar. O kutlu bayrağı dalgalandıran sancaktarlarla kucaklaşmaya ve onları tebrik etmeye gidiyorlar. Bedrin aslanlarını kutlamaya, Uhud şehidlerini muştulamaya gidiyorlar. Gönül Kabelerindeki putları kırmaya, beyinlerdeki şeytanları taşlamaya, nefis kurbanlarını kesmeye gidiyorlar. Günahları için zemzemle yunmaya ve Rahmet tepesinde tevbeye durmaya gidiyorlar.

Tevhidin merkezi olan Hicaz, müminler için şarz kaynağıdır. O kaynaktan dolan Müslümanlar, tüm yeryüzüne dağılıp oradan aldıkları enerjiyi tüm insanlıkla paylaşırlar. Bu nedenle hacılar, Müslümanların temsilcileri olarak orada bulunmaktadırlar. Onlar, bu temsilcilik görevini en güzel şekilde yapma bilinci içerisinde olmalıdırlar. Orada dünya Müslüman temsilcileriyle tanışmalı, onlarla müminlerin dertlerini konuşmalı, gelecekle ilgili planlar yapmalı ve öyle dönmelidirler memleketlerine. Dil bilmeseler bile, gözleriyle ve vücut dilleriyle kardeşleriyle kucaklaşmalı, anlaşmalıdırlar. Mümin kardeşlerinin kendisine emanet edilen selamlarını, o kutlu mekan ve makamlara sunarken, onlara gönülden dua etmeyi de unutmamalıdırlar. İki milyona yakın hacı, iki milyon ağız, iki milyon dua ve göz yaşı. Bu manevî yoğunluğun karşısında hangi güç durabilir ki?!

Öte yandan hacılar dönüşte, kardeşlerine Kur'an ve Peygamber ahlakı getirmelidirler. Onların dönüşü ile Kur'ân ayetleri, yeniden inmeli hayata. Peygamber, sünnetiyle yeniden misafir olmalı evlerimize. Onlar Hz. Peygamberin davet elçileri gibi dönmelidirler ülkelerine. Yüreklerinde ve dillerinde Peygamber mesajları olduğu halde.. Bize Ebu Bekirler, Ömerler, Osmanlar, Aliler, Haticeler, Fatımalar, Sümeyyeler, Aişeler .. kısaca sahabe ahlakını getirmeli hacılarımız. Zira bizim en çok onlara ihtiyacımız var.

Öte yandan onları buruk bir şekilde uğurlayan bizler de en kısa zamanda o kutlu göreve gidebilmenin hazırlıkları içerisinde olmalıyız. Büyük İmam Ebû Hanife'nin bir rivayete göre, seksen yıllık ömrüne elli beş haccı sığdırdığını düşünerek o mübarek merkezlere gidebilmek için çabalamalıyız. Hz. Peygamberin "Sizden biriniz hacca gidecekse elini çabuk tutsun, zira yarın başına ne geleceğini bilemez. Hastalanabilir, eline geçen imkanları kaybedip muhtaç duruma düşebilir." buyruğunu göz önünde bulundurmalıyız.

Elinde imkanı olmayanlar ise, her namaza durduklarında yöneldikleri Ka'be'yi düşünerek manen haccı yaşamaya gayret etmelidirler. Kabe'ye gidecek imkan bulamıyorlarsa, Kabe'yi gönüllerine kurmaya çalışmalıdırlar.

Hac mevsimi, tüm ümmete mübarek olsun; Hacılarımız hepimize bereketler getirsin. Yüce Allah, anamızdan doğduğumuz gün gibi bağışlanacağımız hac ibadetleri yapmayı bizlere nasip eylesin.

Yazımızı Hacının sloganı ve Tevhidin özü olan Telbiye duasıyla bitirelim:

Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk. Lebbeyke lâşerike leke lebbeyk. İnnel hamde vennimete leke velmülk. Lâ şerîke lek.

Buyur Allahım buyur! Sana geldim Allahım, Sana döndüm Allahım! Ey eşi ortağı olmayan Allahım, bütün varlığımla tekrar tekrar Sana icabet ediyorum, emrine amadeyim! Elbette tüm övgüler Sana, tüm nimetler ve tüm her şey Senin. Mutlak hükümranlık da Senin. Senin asla eşin ortağın yok Allahım.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile