Konferans

Yazdır

Bursa - Kur'an'ın Devlet Adamı

. Konferanslar

Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Akpınar, Bursa'da “Kur'an'ın Devlet Adamı" konulu konferans verdi. Verenel Derneği Bursa Şubesi ve Bursa Kent Konseyi'nin organize ettiği program Tayyare Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Yeni Dünya Dergisi'nin Ocak sayısının kapak konusundan esinlenerek yapılan programın, “Yeni Dünya Geceleri” adı altında devamının da geleceği belirtildi. Kur'an, hayatın bütün alanlarında söyleyecek sözü olan kitaptır Ali Akpınar sözlerine, Kur'an-ı Kerim'in hayatımızdaki yerine değinerek başladı.

Hayatımızın dini ve dünyevi olarak ikiye ayrılmasının mümkün olmadığını, dinin her alanı kuşattığını hatırlattı. Akpınar, Kur'an'ın, ölülere değil bilakis dirilere indiğini, bazılarının sandığı gibi sadece insanı değil; gönül, düşünce, söylem ve eylem dünyalarını, ailevi ve sosyal hayatı da inşa ve ihya ettiğini yani yaptığını ve yaşattığını anlattı. Aliya'nın, "Kur'an, ne bir edebiyat kitabı, ne de oku oku yat kitabı; o hayat kitabıdır!" sözüne dikkat çekerek, dini dünyaya karıştırmayan zihniyeti eleştirdi. Akpınar Hoca, "Allahın dinine bütün olarak girin!" ayetini aktardıktan sonra şu örneği verdi:

"Bir motor bile bütün parçalarıyla birlikte çalışırsa randımanlı çalışır. Küçük bir cıvatası gevşese sistem bozulur. İslam da böyledir; bir kısmına inanılıp bir kısmı inkâr edilemez." Hazırladığı slaytlarla konferansını zenginleştiren ve anlattıklarının görsel olarak da karşılık bulmasını isteyen Ali Akpınar Hoca, konuyla ilgili Cafcaf Mizah Dergisi'nden aldığı manidar bir karikatüre de yer verdi. Kur'an'ın devlet adamı profilini görmek isteyenler, Peygamberimizin hayatına bakmalı Kur'an'da devlet adamları konusuna gelince, bu konuyu anlatırken öncelikle Kur'an'ın ilk muhatabı ve uygulayıcısı olan Peygamberimizin hayatına bakmamız gerektiğini söyledi Ali Akpınar.

Devlet adamlığıyla, ordu komutalığıyla, aile reisliğiyle her yönüyle usve-i hasene (en güzel örnek) olan Hz. Muhammed'in şartlar oluşup hicret gerçekleştiğinde, mescid inşası ile siyasi yapılanmayı hemen oluşturduğunu, “Medine Vesikası” adlı yazılı anayasa ile otoriteyi sağladığını anlattı. Akpınar, "Tüm bu gelişmeler, dinin siyasal söyleminin olduğunun net göstergeleridir" dedi. Kur'an, Nemrut, Firavun gibi bozgunculuk yapan zalim krallardan bahsettiği gibi, Yusuf, Süleyman, Davud, Musa gibi adaletli, liyakatli, kendisine hükümranlık ve hikmet verilen devlet adamlarını da anlatır. Sunumunda Kur'an'ın siyasi ilkelerine tek tek değinen Ali Akpınar, adalet, şura, liyakat, yönetimi hak etmek, mesuliyet duygusu ve görev ahlakıilkelerini konuyla ilgili ayetler ışığında açıkladı. Ali Akpınar, "Ey inananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahitler olun" ayeti ile Kur'an'da adaletin önemine değindi. “Hepiniz yöneticisiniz ve yönettiğinizden sorumlusunuz!” hadis-i şerifinin altını çizen Akpınar, ailenin de bir devlet olduğunu ve herkesin kendi konumu itibariyle sorumlu olduğundan bahsetti. Liyakatli devlet adamları yetiştirmenin yolunun, evde yönetimi sağlamaktan, kendi aile devletimizi yönetmekten geçtiğini söyledi.

Ali Akpınar, "İslam, 3 kişi bir araya gelince imam tayin etmekten bahseder fakat biz camiyi terk ettiğimiz gibi, evde cemaat olmayı da beceremedik" dedi. Sahabenin tüm ayetleri üzerine alındığını, şirkle, münafıklıkla gibi konulardaki ayetlerle ilgili olarak da peygambere soru sorduklarını, bu sebeple sözlerinin meclisten dışarı değil içeri olduğuna vurgu yaptı. Akpınar, konuşmasında Fatiha Suresi’ndeki , "Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz!" ayetinde neden fiilin çoğul olarak kullanıldığını sorguladı ve şunları kaydetti: "Bu konuda akla gelen ilk sebep şudur: Müslüman’ın ancak cemaat içinde var olabileceğini, bu yüzden ümmet şuuru ile hareket etmesi gerektiği için ayette, 'biz' denilmiştir. Bir diğer yorum ise, Molla Fenari'nin Fatiha tefsirinde karşımıza çıkar. Şöyle ki; tüm organlarıyla insan bir cemaattir. Beynim, gözüm, kulaklarım, bedenimle beraber sadece sana ibadet ediyoruz demektir bu ayet.

Oysa bizim kıldığımız namazlarda aklımız nerede, gözümüz nerede bunu düşünelim." Kollektif aklın nimetlerinden faydalanmalıyız Şura konusuna gelince istişarenin önemine değinerek, "Onların işleri aralarında danışma iledir" ayetini aktardı Akpınar. "İş ehil olanlara bırakılmalı" ayeti ile iş ehil olmayana verilince toplumun sarsıldığını, kargaşa ve huzursuzluklarla bu durumun hadiste kıyamete benzetildiğini anlattı. Bir başka hadiste, güçlü ve zayıf mümin kıyaslanarak; imanî, ilmî, amelî, malî, ahlakî, fizikî bakımdan güçlü müminin, zayıf müminden hayırlı olduğuna dikkat çekerek, liyakat sahibi insanların iş başına gelmesinin ehemmiyetini vurguladı. Mesuliyet bahsinde Hz. Ömer'in "Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa bir koyunu, gelir de adl-i ilahi sorar Ömer’den onu” sözüne yer verdi Konuşması ilgiyle takip edilen Ali Akpınar, "Kur'an'ın, sosyal ve siyasal söylemleri, madde mana dünya ahiret bütünlüğü içerisindedir. Onun bu alandaki en temel ilkesi adalet, hedefi ise insanların mutluluğudur" diyerek sözlerine son verdi.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile