613 – Bizleri Gözleyen Cami Hadis Dersleri
Oku emri ile başlayan İlim Dini İslam, ilk olarak Medine’de Dârü’l–erkam’ın evinde başlayan, daha sonra kadın erkek herkese açık olarak yaygın eğitim veren Mescid-i Nebî ve onun müştemilatı içerisinde bulunan örgün eğitim yuvası Ashâb-ı Suffe ile eğitim-öğretim çalışmalarıyla gelişip serpilmiş ve cihana yayılmıştır. İlk dönemin altın nesli Sahâbe kuşağı bu evlerde yetişmiştir. Sonraki dönemlerde de Müslümanlar gittikleri her yerde mescidlerin hemen yanı başına eğitim yuvalarını inşa etmişler ve bu yuvalarda asırlarca büyük ilim-irfan önderleri yetişmiştir. Mekke’nin eğitim yuvası Dâru’l–Erkam’ın ev-yuva anlamına gelen Dâr kelimesi bu çizgideki eğitim yuvalarının ön adı olmuştur. Dâru’l–Huffâz, Dâru’l–Kurrâ, Dâru’l–Hadîs, Dâru’l–Fünûn, Dâru’l–Hikme, Dâru’l-İlim, Dâru’l–Muallimîn gibi. Bu merkezler, asırlar boyu bir ev-yuva sıcaklığında kendilerine gelenleri bağırlarına basmışlardır.
Kur’ân’ın, Kur’ân’dan sonra gelen ilk tefsiri kabul edilen Sünnet, öncelikle camilerimizdeki hadis halkalarında okunagelmiştir. Evliya Çelebî, İstanbul’dan bahsederken bütün selâtin camilerinde Buhârî ve Müslim okunduğunu söyler. İlim yolcuları camilere sığmaz olunca Hadis ilminin tahsili için Dâru’l-Hadîs denilen müstakil medreseler kurulmuştur. Şeyhü’l-Hadîs denilen üstadın rehberliğinde hadis medresesi öğrencilerine aylık muntazam ve dolgun burs verildiği gibi, hadis dinleyenlere de teşvik için burs verilmiş, bir hadis kitabını ezberleyen de ödüllendirilerek bu ilme teşvik edilmiştir. (Bkz. Nebi Bozkurt, Dâru’l-hadîs,DİA)
Kadîm İslam şehri Konya’mızda da çok sayıda ilim irfan mektebi bu asil vazifesini sürdüregelmiştir. Bunlardan biri de kadîm medreselerimizden biri olan Sâhib Ata Dâru’l–Hâdîsi İnce Minareli Medresesidir. Medresenin, ilim yolcularını daha içeri girerken etkileyen muhteşem Taçkapısında Fetih suresinin 13 ayeti ile Yâsîn suresinin 31 ayeti yazılıdır. Selçuklular Döneminden kalma bu medresede 1200’lü yıllardan beri asırlardır hadis ilmi okunmuş, özellikle Buhârî Hadis Hafızları bu medresede yetişmiştir. Bir Cuma günü Cuma namazından sonra küşâd edilen Cumhuriyet Meclisinin, daha önceden okunan Kur’ân hatimleri yanında, Buharî hatimlerinin dualarıyla açılması ne kadar anlamlıdır! Bu tarihî gerçek bize o günlerde Buhârî hafızlarının var olduğunu, Kur’ân hatminin yanında Buhârî hatim geleneğinin de devam ettiğini gösterir.
Cami ve medreselerde sürdürülen bu hadis okuma geleneği, yıllar süren uzun bir aranın ardından son zamanlarda Cami Dersleri adı altında bugün, katılımcıları az da olsa devam etmektedir. Birkaç yıldan beri İnce Minareli Medresemizde Geleneksel Hadis Okumaları devam etmektedir. Bu derslerde Mişkâtü’l–Mesâbîh takip edilmektedir. Yanısıra bazı camilerimizde Diyanetin muhalled eserlerinden biri olmayı hak eden Hadislerle İslam adlı çalışma cemaatimize sunulmaktadır.
Yine Aziziye Camiinde Riyazü’s–Salihîn Okumaları her Pazar sabah namazı sonrası devam etmektedir. Bu dersler yeni saat uygulamasıyla her Cuma Yatsı namazına müteakip sürmektedir. Hasan Sevim Hocanın nezaretinde derslerde 360. Hadise gelinmiştir.
Meram Yaka Yolu üzerinde bulunan Çalıkuşu Camiinde de her gün sabah namazı sonrası Müslim Okumaları sürmektedir. Daha geçtiğimiz yıl bu camimizde Buharî Şerîf baştan sona hatmedilmiş ve bir sabah namazı sonrası hatim duası bizim de katıldığımız bir derste yapılmıştı. Mustafa Koruyucu Hocanın nezaretinde devam eden dersler, son saat uygulaması sebebiyle sabah namazından önce yapılmaktadır.
Bu dersler, bir taraftan yeni katılımcılarını beklerken, başka camilerimiz de yeni cemaatleriyle başlayacak yeni hadis okuma derslerini hasretle gözlemektedir. İlgililere, Mahşerde bir belge olmak üzere duyurulur.
