424 – İnşaallah ile Haram Tatmak!
Havaalanında minübüse binmiş, şehre doğru gidiyordu ikisi. Önce tanıştılar, benim adım Ayça, İzmir’den geliyorum, siz neredensiniz? Ben Azerbaycan’dan Hasanoov! Sempozyuma katılmak için geldim buraya ben de.
Sohbetin ilerleyen kısmında söz Azerbaycan şaraplarına gelmişti: Siz bizim oranın şaraplarını tattınız mı hiç, çok yahşi?
_Öyle mi tatmadım, inşallah tadarız bir gün!
-Tatmalısınız çok farklı bizim şaraplar!
–Maşâallah, ne güzel!
-Tadarsınız inşallah!
Bir hayli sürdü şarap muhabbeti, iki kardeş ülkenin şarapları karşılaştırıldı, inşallah ile maşâallah ile. Sonuçta şarapların tadılmasına kara verildi, hem de inşaallah duasıyla.
Bilmiyorlardı onlar, inşaallah’ın Allah izin verirse, maşaallah’ın Allah’ın dediği olur, anlamında iki ayetten iki kesit olduğunu. Yahut anlamını biliyorlarsa da nerede kullandıklarının farkında değillerdi.
Oysa her iki cümle de Allah’tan onay almak, Allah adına iş yapmak demekti. Halbuki Yüce Allah, haram olan şarabı onaylamaz ve O’nun içilmesine izin vermezdi, haramın tadılmasına da. Çünkü şarap içmek, onu pazarlamak, almak satmak, sunmak ve içmek haramdı, günahtı. Bunlar asla Allah adına ve O’nun adı kullanılarak yapılamazdı.
Ama onlar bilmiyorlardı, belki üniversiteli olarak onlarca kitap okumuşlardı, ama bilmiyorlardı işte. Çünkü dini bilgiler girmemişti okuma listelerinin içerisine. Bugün maalesef içini boşalttığımız, şuursuzca kullandığımız bu dua cümleleriyle ne haramlar işleniyor, ne haram plan ve projeler yapılıyor.
Tevhidin özeti mesabesindeki bu Kur’ân cümlelerini doğru anlamak, bunları şuursuzca ve fütursuzca kullananlara doğru bir şekilde anlatmak zorundayız.
İbret almaz mısınız, ey basiret sahipleri!
Sizi kim diriltecek ey hayat süren leşler!
Neredesiniz ey bilenler? Ölü toprağı mı serpildi üzerinize?!
