24 – Bize Rızayı Kazandıracak Cennetlik Nefisler

Nefis, ruh, can, nefes, hayat, varlık anlamlarına gelir. Yüce Allah’ın ruh üflediği nefis ile doyuma/itminana ererek Rabbe dönen nefis aynı nefistir. Akla, ruha, kalbe de nefis denmiştir. Gazâlî, nefsin Rabbânî ve ilahî latîfe olduğunu söyler. Yine ona göre nefis, manevî cevher, bilen ve algılayan latîfe, hakiki insan, insanın kendisidir.

İnsan, Yüce Rabbimizin ellerimle yarattım, canımdan can kattım buyurduğu en güzel, en özel ve en donanımlı varlıktır. Onun nefsini de yaratan Yüce Allah’tır. O yüzden nefis önemli, sınav için gereklidir de. İnsanın, İlahî sınava tabi tutulması nefsi sayesinde olmuştur. Meleklerin nefsi yoktur, bu yüzden onlar sınava tabi tutulmamışlardır.

Yüce Allah, nefse yemin etti!

Yüce Rabbimiz, Kur’ân’ında çok önemli şeylere yemin etmiştir. Yemin ettiği şeylerden biri de nefistir. Ayetlerde şöyle buyrulur:

Nefse ve onu şekillendirene, sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun!

Ve kendini eleştirip yaptıklarına pişmanlık duyan nefse yemin ederim!

Cennete bedel olan nefisler!

Nefis, bize Rabbin rızasını ve cenneti kazandıracak olan şeydir. Mümin, malıyla ve nefsiyle/canıyla Allah yolunda cihad ederek O’nun rızasını ve cennetini kazanmaya aday olan kimsedir:

İnsanlar arasında, Allah’ın rızasını kazanmak için nefsini satanlar/canını verenler vardır. Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren ve öldürülen müminlerin nefislerini ve mallarını cennete karşılık satın almıştır…

Burada önemli olan insanın nefsini eğitmesi, kötü tutkulardan onu arındırması ve zikrullah/Allah ve O’nun Kelamıyla doyuma/huzura erip mutmain nefis sahibi olmasıdır. Eğitilmemiş, kontrol altında tutulmayan nefis, sürekli kötülükleri emreden nefistir. İman adamı, böyle bir nefisten kurtulmak için çırpınmalı, kötülükleri emreden nefsi, o nefsin isteklerini öldürmeli, kötülükleri emredip ve işleyip dururken asla nefsini temize çıkarmaya kalkmamalıdır. Ancak bütün bunlar nefsi bütünüyle yok etmek ve nefsin meşru isteklerini tamamen terk etmek anlamına gelmez. Zaten nefsin bütünüyle yok edilmesi söz konusu olamaz. Ancak, nefsi kontrol altında tutmak, onu yönetmek mümkündür. Yapılması gereken de budur.

Nefislerin cehenneme çağıran isteklerini kırın!

Evet, kötülükleri emredip duran nefse muhalefet gerekir. Çünkü nefs, Rabbimin merhameti olmadıkça, hep kötülüğü emrede. Nitekim bazı âlimler, İslam’ı, muhalefet kılıcıyla nefsi boğazlamaktır diye tanımlamışlardır. Ayette de Rabbinize dönüp tevbe edin, nefislerinizi öldürün buyrulmuştur. Bu ifade, şirke düşmeyenler şirk koşanları öldürsün diye anlaşıldığı gibi, günahtan tümüyle vaz geçerek kötülükleri emredip duran nefislerinizi kırın, onları günahlardan vazgeçirin şeklinde de anlaşılmıştır.

Nefislerinizi temize çıkarmayın!

Yine Kur’ân, kötülükleri isteyip dururken nefisleri temize çıkarmayı yasaklar: Kendinizi temize çıkarmayın! Yani nefislerinizin iyi, günahsız olduğunu söyleyip durmayın; yaptığınız iyiliklerle övünüp durmayın. Aynı bağlamda insanın her zaman nefsiyle başının dertte olduğunu söylerken şair, şöyle der: Hep nefs çıkar karşıma, ölüp ölüp dirilsem; İnsandan kaçmak kolay, kendimden kaçabilsem…

Bütün bunlar nefsin yeme içme, istirahat etme, evlenme gibi meşru isteklerini karşılamaya engel değildir. Tam tersine din, nefsin isteklerini meşru daire içerisinde tutar ve onu yönetir. Zaten bu şekilde kontrol altında tutulan nefis, sahibiyle beraber cennete girecektir. Cennetteki nimetler hem ruhanî, hem de cismanîdir. Bu konudaki ayetlerde şöyle buyrulur:

Nefsin huzur ve doyuma ermesi!

Ey huzur içinde olan mutmain nefis! O, senden, sen de O’ndan hoşnut olarak Rabbine dön! İyi kullarımın arasına gir. Cennetime gir.

Burada mutmain nefisten murat, imanla huzura/doyuma ermiş, Allah’ın kazasına rıza göstermiş, O’nun va’dlerinden hoşnut olmuş nefistir. İşte bu özelliklere sahip olan nefis, dünyadan ayrılırken yahut hesap gününde bu ilahî hitaplara mazhar olacaktır.

Yüce Rabbim, bize emanet ettiği nefislerini islah eden, onu Rabbin ölçüleriyle istikamet çizgisinde tutarak yöneten, Allah’a iman ve O’nun ölçüleri doğrultusunda yaşayarak huzur ve doyuma erip cennetine giren nefis sahiplerinden eylesin!

Bu içeriği sosyal medyada paylaşın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir