283 – Kutlu Doğum İki Bin On

Bu yılda birçok yerde Kutlu Doğum programlarına katıldık. Camilerden salonlara ve açık hava toplantılarına taşan bu etkinliklere ilgi artarak devam ediyor. Milletimizin Peygamber sevgisi ve sevdası hiç solmadan, pörsümeden coşkuya dönüşerek devam ediyor. İlan edilen saatten önce salonlar dolup taşıyor, her kesimden herkes Kutlu Doğuma koşuyor. Maddî ve manevî katkılarıyla insanlar, Kutlu Doğuma katkıda bulunmaya çalışıyorlar.

Bunlar işin güzel tarafı. Bir de bu arada gözden ırak tutmamamız gereken taraflar var. Programlardaki coşkuyu görüp Efendimizi tanımak ve O’nun güzelliklerini yaşama konusunda rehavete düşmemek gerekir. Zira biz, Kutlu Doğum’un yalnızca Mevlid gecelerine ve kutlu doğum haftalarına hapsetmemek gereğine sürekli vurgu yapıyoruz. Çünkü Kutlu Doğumun sahibi Hz. Peygamber, tüm insanlığa gelmiş, tüm insanlığın kurtuluşuna kendini adamış ve tüm insanlığın onsuz yapamayacağı çok yönlü bir önderdir. Bunun için bizler, her zaman onula olmalı, her zaman hayatımıza onun güzellikleri doğmalıdır.

Kutlu Doğum Haftası geride kaldı. Peki, bu kutlu doğum bizim hayatımıza ne gibi değişiklik ve güzellik getirdi? İki bin on kutlu Daha önceki hayatımıza iki bin on kutlu doğumu ne getirdi ve ne kazandırdı? Bu Kutlu Doğumda, Efendimizi tanımak, onu doğru bir şekilde anlamak ve onun güzelliklerini yaşama konusunda hangi kararları aldık ve neleri yaptık?

Örnek verecek olursak, Kutlu Doğum İki bin on, bizim şu şekilde kararlar almamıza vesile olabildi mi?

Kutlu Doğum İki bin On, beynamazlığa son…

Kutlu Doğum İki bin On, yalan, gıybet ve dedikoduya son…

Kutlu Doğum İki bin On, kul haklarını yemeye son…

Kutlu Doğum İki bin On, çocuklarımızı tek dünyaya göre yetiştirmeye son…

Kutlu Doğum İki bin On, çevre katliamına son…

Kutlu Doğum İki bin On, komşu ve akraba küslüklerine son…

Kutlu Doğum İki bin On, aile içi şiddete son…

Bu içeriği sosyal medyada paylaşın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir