40 – Kutlu Rasülün İzinde!
Hemcinsleriyle bir arada yaşamak zorunda sosyal bir varlık olan insan, örnek alma ihtiyacı olan bir varlıktır. Her insan başkalarını etkilediği gibi, başkalarından etkilenir. Daha küçük yaşlarda çocuklar anne babaları başta olmak üzere büyüklerine özenirler ve Onlar gibi olmaya çalışırlar. Onlar gibi yeme içme, onlar gibi giyinip kuşanma, onlar gibi konuşma, onlar gibi yürüme vb. Yaş ilerledikçe insanın olmak istediği kişi yahut kişilikler listesi uzar gider. Sonuçta insan, olmak istediği kişilere benzeyerek ya bu idealini gerçekleştirir, yahut da o yolda ölür gider.
Bu insanî ihtiyaçtan dolayı küçük yaşlarından itibaren insanların önüne doğru örnekler konulmalıdır. Şayet insanın önüne doğru ve gerçekleşebilir örnekler/modeller konulmazsa, bu sefer yanlış örnek ve modeller insanları baştan çıkaracaktır.
İnsanın bu örnek alma ihtiyacını çok iyi bilen Yüce Rabbimiz, onun önüne en güzel örnekleri sunmuştur. O en güzel örnekler, öncelikle Peygamberlerdir. Peygamberlerin örnekliği, salt haktır ve yaşanılabilirdir. Zira onlar Yüce Rab ile irtibatlı olan örneklerdir. Onlar bizim gibi insanlardır. Ancak onlar yanlış yapmaktan korunmuş şahsiyetlerdir. Onlar, özü sözü bir olan, söylediklerini öncelikle kendileri yaşayan kimselerdir.
Yüce Rabbimiz, ilk insanı ilk peygamber olarak görevlendirmiştir. Bu insanın dinsiz, peygambersiz ve modelsiz olamayacağının açık göstergesidir. İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’den sonra da hep peygamberler gelmiş ve insanlara her konuda önderlik etmişlerdir. Bir kısmının hayat hikâyesi kısmen Kur’ân’da anlatılan bu peygamberlerin bütün özellik ve güzelliklerini kendinde toplayan ise son ve evrensel elçi Hz. Muhammed aleyhisselamdır. Onun örnekliği ve önderliği anlatılırken şöyle buyrulur:
And olsun ki, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokca ananlar için Rasülullahta en güzel örneklik vardır.
Ayette geçen üsve-i hasene kavramı, en güzel örnek demektir. Ancak bu örneklik, bilinçli bir izleme ile gerçekleşen örnekliktir. Yoksa körü körüne bir benzeme, bilinçsiz bir taklit değildir. Yine ayette üsve kavramı nekre/belirsiz olarak gelmiştir. Bu, onun her konuda, her zaman, her yerde ve herkes için en güzel, en muhteşem örnek olduğunu bildirmek içindir.
Evet, Allah’ın Rasülü her konuda en güzel örnektir. O, inançta, ibadette, ahlakta ve muamelatta örnektir.
O, her zaman en güzel örnektir. Yaşadığı dönemde olduğu gibi, bugün de örnektir. Onun örnekliği, çağların gerisinde kalmamıştır. Zira O, evrensel elçidir. O’nun getirdikleri ve bize sundukları her zamanda yaşanılabilir şeylerdir.
O, her yerde en güzel örnektir. Camide örnek olduğu gibi, evde, çarşıda pazarda, iş yerinde, seyahatte, tatilde, kaplıcada, düğünde, dernekte örnektir.
O, herkes için en güzel örnektir. Çocuklar için örnek, gençler için örnek, olgunluk çağında olanlar için örnek, kadınlar için örnek, fakir ve zenginler için örnek, yönetici ve teba için örnektir.
Onun örnekliğini belli zamanlara, belli alanlara, belli kesimlere, belli mekânlara hasretmek onu doğru anlamamaktır.
Şimdi bu açıklamalar ışığında kendimize soralım:
İnançta biz O’na ne kadar benziyoruz? Onun inandığı tüm her şeye O’nun gibi iman ediyor muyuz? O’nun gibi ağzımız dualı mı? O’nun gibi sabah akşam Rabbimizi anıyor muyuz?
İbadet hayatımız ne kadar O’na benziyor? Sözgelimi O’nun gibi namaz kılabiliyor muyuz? O’nun gibi namaz, bizim de gözümüzün nuru mu?
Ahlakımız, ne kadar O’nun muhteşem ahlakına benziyor? Doğruluk, ahde vefa, çalışkanlık, fedakârlık, cömertlik ve benzeri konularda ne kadar O’na benziyoruz?
Bireysel ve sosyal hayatımızda biz O’nu ne kadar izliyoruz? Aile hayatımız, iş hayatımız O’na ne kadar benziyor? Yaşadığımız toplum da O’nun gibi Emin miyiz? Çevremizdeki insanlara O’nun gibi Güven verebiliyor muyuz? O’nun gibi mazlum ve mağdurların yanında durabiliyor muyuz? O’nun gibi garibanlara kol kanat gerebiliyor muyuz?
Çocuk ve gençlerimiz, O’nun tertemiz gençliğini ne kadar örnek alıyor? Anne ve baba olarak ne kadar O’nu kendimize örnek alıyoruz? Bir baba olarak, bir evlat olarak, bir akraba ve komşu olarak O’na ne kadar benziyoruz?
Unutmayalım Müminliğimiz-Müslümanlığımız O’nu örnek aldığımız ölçüde güzelleşecektir. Söylem ve eylem dünyamız, O en güzeli izlediğimiz ölçüde güzelleşecektir. Hayatımız, ömrümüz, O en güzelin yolunda olduğumuz sürece güzelleşecektir.
Unutmayalım, Kabir Sınavında Peygamberin kimdir sorusuna doğru cevap verebilmek bu sorulara olumlu cevap vermekle mümkün olacaktır!
Yüce Rabbimiz, O’na itaati kendisine itaat saydı; O’nu izlemeyi kendi sevgisini ve mağfiretini kazanmaya vesile kıldı:
Peygamber’e itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.
Allah’ı seviyorsanız bana uyun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affedici ve merhamet edicidir.
Allah ve Resulü bir işte hüküm verdiği zaman, artık mümin bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Hayır, Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyla teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.
Bu yüzden Allah Resulünün emrine aykırı davrananlar, başlarına bir belâ gelmesinden veya kendilerine acı bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Peygamber size neyi verdiyse onu alın ve size neyi yasakladıysa ondan sakının. Allah’tan korkun, çünkü Allah’ın azabı çetindir.
