62 – Kalp ile Düşünmek
Kalp ile düşünmek ve kalp ile anlamak bir Kur’ân söylemidir. Aklı hep fiil formunda kullanarak sürekli çalışan bir aklı hedefleyen ve düşünen bir topluma inmiş olan Kur’ân, insanları düşünüp ibret almaya çağırırken şöyle seslenir:
“Hiç yeryüzünde gezmediler mi ki, kendilerinden önce mahvolanların yerlerini görsünler de düşünecekleri kalpleri, işitecekleri kulakları olsun, akılları başlarına gelsin, hak sözünü işitsinler. Zira gözler kör olmaz, fakat asıl göğüslerdeki kalpler kör olur. ” (22 Hac 46)
Bu ayetiyle Kur’ân, geçmişi ibret nazarıyla okuyup ondan geleceğe dönük dersler çıkarmayı istemektedir. Zaten, akletmek geçmiş ile gelecek arasında salıklı bir bağ kurma eyleminin adıdır.
Kalpleri, gözleri, kulakları olduğu halde, onları yerli yerince kullanamayan gafilleri anlatırken de Kur’ân şöyle der:
“Andolsun, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık ki kalpleri var, fakat onlarla anlamazlar; gözleri var, fakat onlarla görmezler; kulakları var, fakat onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapık… Ve işte gafiller onlardır!” (7 A’raf 179)
Gönül gözünün kör olmaması için kalp ile düşünmeli. Zira kalp ile düşünmek, metafizikten kopmadan, fiziği kavramaya, eşyanın hakikatine ermeye çalışmaktır. Kalp, imanın ve imanın meyveleri olan sevgi, aşk, niyet, nefret, öfke, azim, sabır gibi değerlerin merkezidir. Kalp ile düşünme sayesinde, kalpteki tüm bu güzellikler eylemlere yansıyacaktır Kalp ile düşünme sonucu, gönül aklıyla düşünmek, gönül gözüyle görmek, gönül kulağıyla işitmek ve gönül diliyle söylemek gerçekleşecek; böylece bu eylemler gönülden ve içten yapılacaktır. Bir eylemin gönül merkezli olması, onu yapmacıklıktan kurtarır.
Kalp ile olan düşünme, doğru fikir ve düşünceleri doğurur. Gönül gözüyle görme, her şeyde ve her zaman hakkı görmeyi sağlar. Gönül kulağıyla dinleme, gerçeği duyup gerçek olarak algılamaya vesile olur. Gönül diliyle söyleme, doğruların etkili bir biçimde söylemesini sağlar.
Gönülle irtibatlı olmayan akıl, yanlı ve tek taraflı düşünecek, tek kanatla uçmaya çalışan bir kuşun durumuna düşecektir. Ve çoğu zaman düşündüğü şeylerin içinden çıkamayacak ve çamura batacaktır. Bu yüzden akıl gönülle koordineli çalışmalıdır.
İnsan kalbiyle düşünmeye ve tüm organlarını gönlüyle irtibatlı kullanmaya başladığı zaman, Yüce Yaratıcının hoşnutluğunu kazanır ve O’nun yardımına mazhar olur. O zaman Yüce Allah, onun konuşan dili, gören gözü, işiten kulağı, tutan eli kısaca her şeyi olur. Artık o kişi, kötülük düşünemez, günah kurguları kuramaz, kötü şeyleri söyleyemez, kötü gözle bakamaz, kötülüklere kulak veremez. Her zaman ve şartta hep hakkın adamı olur; hakkı, iyi ve güzeli düşünür, işitir, söyler ve işler. Kısaca kalp ile düşünmek, hayata yansır, hayatın her alanında kendisini gösterir.
İnanan insanın gönlü, Allah’ın emrinde olacağından, gönül merkezli eylemleri de O’nun ölçüleri doğrultusunda olacaktır. Bir kudsî hadiste belirtildiği gibi iman adamının düşünen gönlü/aklı, gören gözü, işiten kulağı, söyleyen dili, tutan eli, yürüyen ayağı eylemlerini Allah adına yapacaktır. Bu durumda ondan kendisine, insanlığa ve tüm evrene zarar veren bir eylem sadır olmaz. Çünkü o, Yaratıcının hakları ile yaratılanların haklarına riayet eden, her zaman ve şartta yararlı işler yapan sâlih insandır. Salih insan, Yaratıcısı ile bağlantı hainde olan kimsedir.
Bu unvana sahip olmak ise, insanın Yaratıcısını tanımasıyla, O’nun sevgisini gönlüne koymasıyla, O’nu çokça anmasıyla ve O’nu sürekli hatırda tutmasıyla mümkündür. Bu da O’na inanıp güvenmek, O’nun kelamına kulak vermek, onu anlamak ve kavramakla gerçekleşir. Gönül vahiyle gıdalandıkça etkinleşir, donanır ve sahibini kemale eriştirir. Gönül adamı olmak ve gönüllerde taht kurmak da buna bağlıdır.
Yaratılışın gayesine ermek için… Eşyanın sırrına vakıf olmak için… Eşyayı gerçek yüzüyle tanıyabilmek için… Hayvanlardan farklı olmak için… Hep iyi ve güzelin adamı olmak için… Rızaya ermek için… Gönüllere girmek için… Dünyayı cennete çevirmek için… Ahirette cennete varmak için… Gönül adamı olmak için… Haydi öyleyse gönülle ve gönülden akletmeye! Gönül insanlarına gönüller dolusu sevgi ve selam olsun.
