Vıı. Soru

Sana hayızdan soruyorlar 2/222-223

وَيَسْأَلُونَكَ عَنْ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّى يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمْ اللَّهُ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ

نِسَاؤُكُمْ حَرْثٌ لَكُمْ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ أَنَّى شِئْتُمْ وَقَدِّمُوا لِأَنفُسِكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ وَاعْلَمُوا أَنَّكُمْ مُلَاقُوهُ وَبَشِّرْ الْمُؤْمِنِينَ

Sana, kadınların aybaşı hali hakkında da sorarlar, de ki: «O bir ezadır». Aybası halinde iken kadınlardan el çekin, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah’ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.

Kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlanıza istediğiniz gibi gelin. Gelecek için/kendiniz için hazırlıklı olun, Allah’tan sakının. O’na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin, bunu inananlara müjdele.

Hayat düsturumuz Kur’ân, insanla ilgili her probleme çözüm getiren,bize lazım olan her alanla ilgilenen bir rehberdir. Onda, tuvalette nasıl temizleneceğimizden, elimizi yüzümüzü nasıl yıkayacağımıza; bir misafirlikte ev sahibinden nasıl izin alacağımızdan, yürüyüşümüzde nelere dikkat edeceğimize, sesimizi nasıl kullanacağımıza dair temel ilkeler vardır.

Bu ayette de kadınların özel halleriyle ilgili yanlış ve sakat anlayışlara yönelik düzenleme ve açıklamalar yer almaktadır.

Bu ayetler indiği sıralarda Yahudiler, özel hallerinde hanımlarla bir evde kalmıyorlar, bir sofrada oturup yemek yemiyorlar, su içmiyorlardı. Durum Peygamberimize sorulduğunda o, kadınların özel hallerinde cinsel beraberlik (cima) dışında her şeyin yapılabileceğini beyan buyurdu. İslam’a göre, karı koca meşru sınırlar içerisinde birbirlerinden her zaman ve her türlü istifade edebilirler. Nitekim kendisine yöneltilen bir soru üzerineHz. Aişe annemiz, hayızlı halde bile koca, cima dışında hanımından yararlanabilir demiştir.

Asgarisi üç gün, azamisi ise on gün olan hayız/aybaşı hali kadınlar için bir sınav sebebidir. Yüce Yaratıcı, kadınlar için böyle özel bir hal takdir etmiştir ki her yaptığında olduğu gibi bunda da sayısız hikmetler vardır. Özel haliyle hem kadıın sınanmakta, hem kocası sınanmaktadır. Zira özel halinde iken kadınla cinsel beraberlik kocaya da haramdır. Eşini boşamaya karar veren kocanın özel halinde hanımını boşaması, uygun bir boşama şekli değildir.

Ayet, cinsel beraberliğin doğru yönünü ve şeklini de veciz bir biçimde açıklamaktadır. Allah’ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Buna göre Yüce Yaratıcının buyurduğu, hayız mahallinden/tarla/ferc kadınlara yaklaşmak helaldir. Hayızlı hallerde yahut oruçlu iken, itikafta bulunurken onlara yaklaşmak haramdır. Yine kadınların bu hallerinde mescidlere girmeleri, Kur’ân okumaları, oruç tutmaları, namaz kılmaları caiz değildir. Bütün bunlar, hadislerle beyan edilmiştir.

Ayetin Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever cümlesi ile sona ermesi İslam’ın hem manevî hem de maddî temizliğe birlikte önem verdiğini göstermektedir. Ayetteki tevvâbîn ifadesi, günahlardan temizlenmeyi; mütetahhirîn ifadesi ise daha çok suyla yapılan maddî temizlikleri ifade etmektedir. Nitekim namaz ibadetinin ilk şartları arasında görünmeyen manevî pislikler (hades)den temizlenme ile birlikte görünen pisliklerden (necaset) temizliğin birlikte anılması da oldukça manidardır.

Tevbe, kulun Rabbine dönmesidir. Günah olsun olmasın, kulun her halükarda Rabbine dönmesi ve çokça tevbe etmesi ne güzeldir. Ayette tevvâb, kelimesinin özellikle zikredilmesi, kullardan her zaman ve çokça tevbe etmelerinin istendiğine delalet eder. Zaten kul, ne kadar günahlardan sakınırsa sakınsın, Rabbine karşı kusurlu olmaktan kurtulamaz. Zira o, yaptığı ibadet ve taatleri de her zaman O’na yaraşır bir biçimde yapamadığı için kusurludur ve tevbeye sığınmalıdır.

Konunun şu ifadelerle sona ermesi de oldukça anlamlıdır: Gelecek için/kendiniz için hazırlıklı olun, Allah’tan sakının. O’na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin. Gelecek hem dünya hem ahirettir. Geleceğe yatırım kişinin kendine yatırımıdır. Kişi salih evlatlar yetiştirerek, ahiret bilincini zinde tutarak dünya ve ahiret geleceğine yatırım yapmalıdır. Karı koca ilişkilerinde de kişiler, Yüce Yaratıcının kontrolünde olduğunu asla unutmamalıdır.

Bütün bu açıklamalardan sonra, kadınlar özel hallerinde mescidlere girebilirler, oruç tutup namaz kılabilirler, ayette yasaklanan yalnızca cinsel beraberliktir, şayet namaz oruç da yasak olsaydı ayette yer alırdı gibi tezler ileri sürmek anlamsızdır. Zira ayet, Yahudilerin hayızlı kadınlarla ilgili katı tutumları üzerine Peygamberimize yöneltilen sorulara cevap olmak üzere inmiş, hayız halinin bir eza olduğunu belirtmiş, konuyla ilgili hadisler de bu durumda olan hanımların yapamayacağı ve yapmaması gerekenleri açıklamıştır. İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren uygulamalar da bu doğrultuda olmuştur. Zira ilk günden itibaren Peygamberimize iman ve ittiba edenler hem erkekler, hem de kadınlar olmuştur. Peygamberimizin eşleri ve kızları başta olmak üzere sahabî kadınları üzerinde pek çok İslamî hüküm hayat bulmuştur.

Ezâ, eziyet veren,sıkıntı veren şey demektir. Hayız hali de hem fizyolojik hem de psikoolojik rahatsızlık veren bir çeşit hastalık halidir. Dolayısıyla şeriat, bu özel halde iken hanımlardan bazı yükümlülükleri kaldırarak onlara kolaylıklar dilemiştir. Kadınlar, bu özel hallerinde namazlarını terkederler ve sonra da kaza etmezler. Bu halde iken oruç da tutmazlar, ancak oruç senede bir kere olduğu için, sonra tutmadıkları oruçlarını kaza ederler. Hayızlı bir kadın Ka’be’yi tavaf dışında, haccın diğer erkanını yerine getirir, tavafını ise temizlenince yapar.

Elbette her hanımın özel günleri, aynı derecede sıkıntılı olmayabilir. Bazı kadınlar bu sıkıntılı günlerden az, bazıları çok etkilenebilir.Ancak dinin temel kuralları, genele göre belirlenmiştir. Dolayısıyla hiç kimse dinin sahibinin tanıdığı ruhsata rağmen, yok ben ille de kılacağım, tutacağım diyemez. Bu hem ruhsat ikramını reddetmek, hem de kolaylığı zorlukla değiştirmektir.

Namazı emrettiği halde namazın bütün usul ve erkanıyla nasıl kılınacağını açıklamayan Kur’ân ayetlerinin, kadınların özel halleriyle ilgili bütün ayrıntıları açıklaması beklenemezdi. Kur’ân, toplumun yaşadığı sorunlara ana hatlarıyla temas etmiş, temel ilkeler koymuş, bunların ayrıntılı bir şekilde açıklamasını ise Peygamberimize ve ilim adamlarına bırakmıştır. Konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalar ilmihallerimizde mevcuttur. Bu hükümleri yetişkin kadınların ve onların kocalarının bilmesi gerekir.

Bu içeriği sosyal medyada paylaşın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir